Özel öğretim yöntemlerinden hatırlayacağımız gibi ülkemizde hala 1800'lerin metodu olan Grammar Translation Method kullanılıyor. Sizce GTM ne derece amacına ulaşıyor yoksa sistemde yeni reformlar yapılmalı mı?
ozgür hocam böyle bir tartısma ortamı actıgın için sonsuz tesekkurler...bu sayede ınsallah yenı yeni metodlar uygulamalar bulabılır duyabılırız.bu meslek o kadar karısık ve emek isteyen bi meslek ki herbırımız bır başka hocamızın deneyimlerine herzamn ihtıyac duyarız...senın de soyledıgın gibi okullarımızda hala 1800lerin metodu uygulanıyor bılerek yada bılmeyerek öyle.tabi avantajları var ama bence dezavantajları daha cook.bu metod speakıng e onem vermıyor sonuc olarak ıngılızce grammerini ogrenıyoruz ama ıngılızce dilini bılmıyoruz yani uygulama zayıff..
evet arkadaşlar haklısınız.ancak ne var ki bizim okullardaki eğitim metodu gtm de değil.çünkü tam gtm özellikleri uygulanmıyor.karışık bi sitem yani bizimkisi. ne derler burası türkiye...
belki de çağ atlamak için okullarda dil laboratuvarlarının kurulması, öğrencilere ingilizcenin ders olarak değil dil olarak sevdirilmesi ve öğretmenin değişik metot kullanma bilincine sahip olması gerekiyor. o zaman öğremen ve öğrenci kendini tam olarak geliştirir ve dili uygulamada sorun yaşanmaz.Benim uygulamaya çalıştığım bu.Yavaş da olsa yol aldığımızı görüyorum.Buna ne dersiniz ?
hocam cook haklısınız dil laboratuvarları şart,bu sayede bi nebzede olsa ders olmaktan cıkar zaten dil ögrenimi.belki birazda not kaygısı azaltılmalı tabi kendi fikrim....
belki de çağ atlamak için okullarda dil laboratuvarlarının kurulması, öğrencilere ingilizcenin ders olarak değil dil olarak sevdirilmesi ve öğretmenin değişik metot kullanma bilincine sahip olması gerekiyor. o zaman öğremen ve öğrenci kendini tam olarak geliştirir ve dili uygulamada sorun yaşanmaz.Benim uygulamaya çalıştığım bu.Yavaş da olsa yol aldığımızı görüyorum.Buna ne dersiniz ?
haklısınız hocam söylediğiniz şekilde olduğu zaman öğrenciler ve öğretmenler işlerini isteyerek yaparlar. Bu bilince sahip olduktan sonra zaten öğrenme kolay gerçekleşir. Uygulamalarınız nasıl sizin ne gibi şeyler yapıyorsunuz?
Geçen aylarda okulumuzu Boğaziçi Üniv. Uluslararası ilişkiler böl. kazanan bir öğrencimiz ziyaret etti. Çoğu öğrencimizin hayalini süsleyen ünivesiteler yabancı dille eğitim yapıyor yani ingilizce.O öğrencimiz bir sınıfımızda yaptığı konuşmada "keşke bu sıralarda otururken en azından ingilizceyi anlamaya çalışsaydım" dedi.Yani onlar için ingilizce sadece 3 yazılı 2 sözlü olarak ortalamayı etkileyen bir DERS.Öğretmen de bu klişeye engel olamayınca ortaya bir dil değil "Aşağıdaki boşlukları uygun tense ile doldurun" gibi ifadelerin akılda kaldığı iletişimsiz bir "zaman kaybı" ortaya çıkıyor.
Özsoy Emrah hocamın belirttiği gibi not kaygısı azaltılmalı. Daha sonra kitap seçimi iyi olmalı, mümkünse ingilizce otantik materyal dediğimiz dergi,gazete vb. derslerde kullanılmalı ya da öğrencinin ders dışında da ilgilenmesi sağlanmalı (biz bunu yapıyoruz), daha fazla dinleme konuşma ortamı oluşturulmalı ve bunlar için öğrencilere ne kadar ilerledikleri düzenli olarak geri dönüt halinde sunulmalı (biz bunu da yapıyoruz). Aslında fakültede öğrendiklerimizin çoğunu pratikde yapmamızın olanaksız olduğu arkadaşlar arasında da genel görüşümüz. Ama en azından yapabildiklerimiz bunlar. İlk başta öğrenciler tepkili olabiliyor fakat olumlu geri dönütler yağtığınızda yani başardığını gördüğünde devamı geliyor.
Bu konuda fikirlerimizi paylaşırsak memnun olurum. Bu siteye emeği geçenlere teşekkürler.
Hocam bu söylediklerinizin tam anlamıyla uygulanması şu anki eğitim sistemimize göre biraz ütopik gelse de yapılması gereken odur o konuda haklısınız ve bu sizin de yapmaya çalıştığınız gibi bir noktaya kadar başarılabilir. Ama tabi eğitim sisteminin de kısıtlamalarını göz ardı edemiyoruz (maalesef). Mesela sizin de çok güzel belirttiğiniz gibi öğrenciler için ingilizce 3 yazılı 2 sözlü bir ders olmaktan öte gidemiyor. Öğrencilerimizdeki genel sorun da bu işte. İngilizceyi not yükseltme veya notunu düşürmemek için öğrenmeye çalışıyorlar (buna ne kadar öğrenme denilirse) şu anki eğitim sistemimizde sizin yukarıda belirttiğiniz şekilde bir yol izlediğimiz zaman da karşımıza sistemden kaynaklanan bir engel çıkıyor: sınav. Bizde her öğretmenin sınav yapma zorunluluğu vardır. İşte bu nokta hem öğretmenleri kısıtlıyor hem öğrencilerin ingilizceye yaklaşımını değiştiriyor. Öğretmen kendi istediği, kendi tarzı gerektirdiği şekilde değerlendirmesini yapamıyor. Eğer bu konuda esneklik olsa değerlendirme 'product based' yerine 'process based' olsa daha iyi sonuçların alınacağı düşüncesindeyim. Sınav korkusu olmadan öğrenciler ingilizceye daha kolay ısındırılabilir.
Hocam bu siteyi kurarken çok emek harcandı ama asıl harcanması gereken emek bundan sonra başlıyor. Gerek tartışma gerek paylaşımlarımızla öğretmen ve öğrencilerimize eğitim adına olumlu ve sağlıklı düşünceler kazandırabilirsek ne mutlu bize.