bence biz ingilizce ogretmenlerine cook iş düsüyor.gelecek nesillerin kültür karmasası içinde kaybolmamaları en cok bizlerin elinde iki kültürüde ii anlatmalı ve yansıtmalıyız dozajlarını ii ayarlamalıyız
Bir ingilizce öğretmeni yalnız ingilizcede değil genel kültür, coğrafya, tarih.. gibi birçok konuda bilgi sahibi olmalı, ingilizceyi anadili gibi konuşmasa bile en azından türkçe şivesini(ağzını) ingilizceye aktarmamalıdır.
iki dili birbirine katmamalı.türkçe konuşurken ingilizce, ingilizce konuşurken türkçe kelimeler kullanmamalı...Türkçe yi ve Türk kültürünü korumakta büyük görevlerden biride ingilizce öğretmenlerine düşüyor. Batıya değil sadece gelişen teknolojiye, yeniliklere hayran ve açık olup böyle öğrenciler yetiştirmeli...
Kültür konusunda haklısınız. Düşünüldüğü zaman ingilizce öğretmenlerine Türk Kültürü korumakta ne kadar büyük rol düşüyor görebiliriz. Şunu hepimiz biliyoruz ki kültür dil öğreniminin vazgeçilmez bir parcası yani bir dili öğreniyorsanız kültürüne de hakim olmanız gerekir fakat burda birbirinden ayrılması gereken iki kavram "kültürü öğrenmek" ve "kültürü benimsemek" olmalıdır. İngilizceyi öğrenmek istiyorsak ingiliz kültürünü bilmeliyiz ama benimsememeliyiz. İngiliz kültürünü benimsemek demek kendi kültürümüzden taviz vermek demektir. Bir ingilizce öğretmeni bu ayrımı iyi bilmeli ve o doğrultuda hareket etmeli bence.
En üstün sadaka, bir müslümanın ilim öğrenmesi ve öğrettiği ilmi kardeşlerine öğretmesidir.Hz. Muhammed (S.A.V)
Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.Hz. Ali (R.A)
öncelikle olması gereken sağlam bir kişilik oluşturmak ki bu oluşturduğumuz kişilik zaten duruşumuza, tavırlarımıza,öğrencilere yaklaşımımıza da yansıyacaktır.Madem ki birer modeliz öğrencilerin önünde karakterli modeller olalım ki öğrencilerimiz de giydiğimiz kıyafetlerden çok düşüncelerimize yoğunlaşıp onlara özensinler